Sende Öğrendim Ben Her Şeyi

Yazar: Ömer Burak | 25 Nis 10 | 4 comments

Sende Öğrendim Ben Her Şeyi

Kalemi uzun aradan sonra ele almak zor geliyor. Kalem elime yakışmıyor sanki. Lakin feryadım kalemime nişan almış bir avcı gibi. Zamanı nasıl erittiğimi düşünüyorum da zaman mı beni eritti yoksa ben mi zamanı bilemiyorum. Hayattaki düğüm ve virajları aşmak zor geliyor insana. Boğazına yapışan düğümleri yutkunabilmek… virajlardan dönerken yuvarlanmamak… Lakin yutkundum,ve düşmedim.Neden mi? Çünkü sende öğrendim ben her şeyi. Daha önce anlam yüklediğim kelimeler, yeni yeni anlam kazanıyor şu zamanlarda. Kefenin cebi yokmuş yeni öğrendim ben bu kelimeyi. Çünkü sende öğrendim ben her şeyi. Nesnelerin her köşesinde seni görüyor, seni yaşıyorum. Pişmanlıklarıma dahi pişman oluyorum. Yürüyorum dimdik, başımı kaldırıyorum, neden sonra arkama baktığımda omuzları  çökmüş bir gölgenin beni takıp ettiğini görüyorum ? Sevgi ne demek  ? Karşılıksız da sevebilmekmiş. Hayatta karşılıksız sevebilecek bir insan olduğunu, senin sevmeni beklemeyeceğini, başkaları için yaşayan insanların olduğunu öğrendim. Çünkü sende öğrendim ben her şeyi. Gidenin geri dönmeyeceği, insan oğlunun nankör olduğunu, yüzsüzlüğün kolay bir şey olduğunu, planlarını önceden çizen insanların zafere yaklaşırken gözlerindeki mutluluğun nasıl bir şey olduğunu, dün sana düşman olup bugün kendini paralayanların olduğunu öğrendim. Çünkü sende öğrendim ben her şeyi. Kimi boşlukların asla doldurulamayacağını, bu boşluğu doldurmak adına getirilen içi boş insanlar olduğunu , boşun boşu doldurmayacağını, göz yaşlarımın bana teselli olmadığını, ağlarken gülebilmeyi, susarken sevebilmeyi, çölde susuz kalmamayı öğrendim. Çünkü sende öğrendim ben her şeyi.

Bir kapının kapanıp ardından bin kapının açıldığını, ekmek aslanın ağzında olmayıp miğdesinde olduğunu, hayatın sorumluluk gerektirdiğini, yuvayı dişi kuşun yapıp erkek kuşun bozduğunu, kendi evinin mahpushaneye dönüşebileceğini, insan sıfatını kaybedenlerden sonra duvarlarla konuşabilmeyi, tek heceli bir sese yıllar boyu hasret kalınacağını, huzursuz pencerelerden huzur kırıntıları bulabilmeyi, gökyüzüne bakarken uçan kuşa selam verip sana selam gönderebilmeyi, karanlığa bakarken ışığı, ışığa bakarken karanlığı görebilmeyi öğrendim. Çünkü sende öğrendim ben her şeyi. Morgun nasıl bir yer olduğunu, teneşirin ne olduğunu, kefenin nasıl bir şey olduğunu,  soğuk kanın nasıl bir şey olduğunu, cenaze namazı kılmayı, tabut taşımayı, defin yapabilmeyi, mezar ziyaretinin adabını, mezarların sessiz olduğunu ve “Her canlının ölümü tadacağını” öğrendim. Çünkü sende öğrendim ben her şeyi.

Söyelsene bana bir insan ayrılırken dahi bu kadar çok şey öğretebilir mi ?

Öğretiyor, öğretiyor be “ANNE”

Ömer Burak Özdemir

21,01,2010


4 comments

  1. Bu yazı çok içten kalp ağrısı var.aşk var.sevgi var.o herşey herşeydir annele.en güzel sevgi,ve ennn yalnızlık.harika bir yazı …emeğinize sağlık

  2. slm…..ben bu yzıyı okumaya başladıktan sonra gözyaşlarım sel oldu…..bundan sadece 5 ay önce hayat arkadaşımı kaybettim daha yeni evliydik hayallerimiz vardı yapmak isteyipte yarım kalanlar vardı….hala canım çok yanıyor…..sizi tebrik ederim bu kadar içten anlattığınız için…..saygılar

    1. Selam Canan Hanım.Bu yazıya nasıl denk geldiniz bilmiyorum ama güzel yorumunuz için öncelikle teşekkür ederim.En başta Rabbim en güzel mekanında ağırlasın eşinizi.Sizin için gerçekten zor bir durum, hele ki bir byan için…
      Bu tğr anlardan sonra insan kendisine şu cümleyi kullanıyor: Acaba artık güler miyim ? Ne yazıkki gğlebiliyorsunuz.Çünkü Ölümü veren yaratıcı aynı şekilde tesllisini de veriyor.İmtihan olduğunu unutmayın ve şunu düşünün:Bir çok kul arasından özellikle seni seçti bu zor durum için.Neden başkası değil ? Demekki Allah birerbir seni seçti ve duruşunuzu görmek istedi…Neyse bu mevzularda söylenecek çok söz var.Tekrar başınız sağ olsun ve gğzel günler sizinle olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir